|
COĞRAFİ,İDARİ VE TARİHİ YAPISI
|
Artvin ve Borçka’nın da içinde bulunduğu bölgeye ilk yerleşenlerin Orta Asya dan gelen HURRİLER” olduğu yazılı kaynakların incelenmesinden anlaşılmaktadır. M.Ö 2000 yılından başlayarak Hurilerin yöreyi de içine alan geniş bir bölgede devlet kurdukları bilinmektedir. Daha sonra Urartuların Hitit İmparatorluğunun yıkılması ile Borçka yöresine kadar yayıldıkları, M.Ö 720-714 yılları arasında Kimmerler, M.Ö 655’ de Sakalar daha sonra da Arsaklıların egemenlik kurdukları çeşitli kaynaklarda yer almaktadır.
M.S 576 yılından itibaren bölgeye Bizanslılar hâkim oldular. Halife Osman döneminde İslam Ordusu, 645 yılında Bizans ordusunu yenerek bu bölgeye hâkim olmuştur. Sonraları Emeviler, Hazar Türkleri ve Bagratlılar’in bölgeye hâkim oldukları görülmektedir.
Büyük Selçuklu Devletinin kurulmasından sonra Artvin, Borçka, Şavşat, Yusufeli ve Ardanuç Selçuklu topraklarına katıldı (1063). Sonraları bölge Moğolların egemenliğine girdi.
Borçka ve çevresi Yavuz Sultan Selim’in Trabzon Valiliği döneminde Osmanlı egemenliğine girdi. 1877–78 Osmanlı – Rus Harbinden sonra Kars, Ardahan, Artvin ve Batum ile birlikte Borçka da Anadolu’dan koparılarak Rus yönetimine bırakıldı. Bu tarihten sonra Borçka ve çevresi sık sık savaşlara sahne olmuştur. |

|
30 Ekim 1918 tarihinde imzalanan Mondros Antlaşması’ndan hemen sonra Batum, Artvin, Borçka ve çevresi İngilizlerce işgal edilmiş, İngilizlerin ayrılmasından sonra da bölgeye Gürcüler girmiştir. Gürcülerin hâkimiyeti 9 Şubat 1921 yılına kadar sürdü. T.B.M.M. ultimatonu ile Gürcüler bölgeyi terk etmiş, 7 Mart 1921 yılında Borçka, Artvin ve çevresi kesin olarak Anayurda kavuşmuş oldu.
Borçka İlçesi 7 Temmuz 1921 tarihinde ilçe olmuş, 26 Haziran 1926 tarih ve 877 sayılı kanunla da Bucak haline getirilmiş, 28 Mayıs 1928 tarih ve 1288 sayılı kanunla da yeniden İlçe statüsüne kavuşturulmuştur.
İlçe, Karadeniz bölgesinin doğu ucunda, Artvin–Hopa Yolu üzerinde Çoruh Nehrinin kıyısında şirin bir yerleşim yeridir. Yalçın ve geçit vermeyen karlı dağların, gür ormanların, yatakları derin ve hırçın akarsuların yarattığı eşsiz güzelliğe sahip olan Borçka’nın İl Merkezine uzaklığı 32 Km. dir.
|
Batısı Hopa, güneyi Artvin ve Murgul, doğusu Şavşat, kuzeyi ise Gürcistan Cumhuriyeti toprakları ile sınır oluşturan ilçenin denizden uzaklığı 32 kilometre ve rakımı 125 m.dir.
İlçe topraklarının büyük bir bölümünü sarp ve geçit vermeyen dağlar kaplamıştır. Çoruh vadisi bu dağlık bölgeyi ikiye ayırmıştır. Dağlar, çoğu yerde geniş vadi oluşumların olanak vermeyecek şekilde yüksektir. Söz konusu özellik tarıma elverişli toprakların geniş alanlara yayılmasını da engellemiştir. İlçede ovalık alan bulunmamaktadır.
İlçe topraklarının büyük bir bölümünü Doğu Karadeniz sıra dağlarının doğu uzantısı kaplar. İlçenin doğusunda Çoruh vadisinin kuzeyinde yer alan en önemli kabartı “Karçal Dağı”dır (3414 m). Çoruh vadisinin güneyde yer alan “Balıklı Dağı” dağı Cankurtaran Geçidi ile geçit verir. Bu dağların uzantısı olarak yer alan irili ufaklı tepeler İlçe topraklarının engebeli görünümünü sağlar. |
Dağ ve tepeleri ayıran derin vadiler, debi ve rejimi yüksek olan akarsu yataklarını oluşturur. İlçenin büyük vadisinde akan Çoruh Nehri, Artvin topraklarına Erzurum sınırlarından girer, Borçka’da Murgul, İçkale, Deviskel derelerini ve nihayet Aralık, Karşıköy ve Güreşen derelerini alarak Muratlı Köyüne geçer ve Gürcistan Cumhuriyeti sınırlarına girerek yurdu terk eder.
İlçenin önemli gölü Aralık Köyü yakınlarında bulunan “Karagöl”dür. Çevresi ormanlık olup, eşsiz doğal güzelliğe sahiptir. Alanı 50.000 m2’dir. Karçal dağları eteklerinde bulunan “Yıldız Gölü“ ilçenin ikinci gölünü oluşturur.
Borçka İlçesinde Karadeniz iklimi görülür. Yaz ve kış mevsimlerinde bol yağış ve ılık hava egemendir.
Bitki örtüsünü ağaçlar ve meralar teşkil eder. Meralar daha çok vadi tabanlarındadır. Dağların vadiye bakan yamaçları Ladin, köknar, çam ağaçlarının oluşturduğu “orman denizi” ile süslenmiştir. Yüksek kesimlerde ise bu ağaçlara meşe, kestane, kızılağaç gibi yapraklılar karışır. Orman gülleri, orman altı bitkileri ve eğreltiler ormanlık alanlarda dikkati çeker. Tarıma elverişli arazinin az olması, ormanların tahribine neden olmuştur. Yöre ormanlarının çevre ve yurt ekonomisine katkısı büyüktür.
|

İlçenin 2000 Yılı Genel Nüfus Sayımı verilerine göre toplan nüfusu 27.654’dür. İlçe merkezinin nüfusu 9.008, köy nüfusu ise 18.646 kişidir.
Köylerin doğal yapısı, yaşam şartlarını zorlaştırdığından kırsal alanlardan şehir merkezlerine ve genellikle il dışına sürekli göç olgusu görülür.
İlçeye bağlı 1 Belediye, 4 Mahalle ve 36 köy vardır. İlçe merkezinde toplu yerleşim olmasına karşın, köylerde arazi yapısının dağlık olması nedeniyle dağınık yerleşim hakimdir.
Tarımsal nüfusun çoğunluğu çay, fındık, tütün ve orman ürünleriyle geçinmektedir.
İlçede kamuya ait 1 ve özel sektöre ait 2 çay fabrikası bulunmaktadır.
Ekonomİk Durum
İlçede yaygın olan çay ve fındık üretimi yöre insanın en önemli gelir kaynaklarını oluşturmaktadır. 1984 yılında hizmete açılan Muratlı Çay Fabrikası, çevre köylerde üretilen çay ürününü işlemektedir.
İlçede hayvancılığın ekonomik yaşantıdaki payı azdır Tamamen iç tüketime yöneliktir.
Orman köylerinde arıcılık yaygındır. Fenni ve yöresel deyim ile “Karakovan” da üretilen bal katile yönünden oldukça üstündür.
İlçede 2 alabalık üretim tesisi bulunmaktadır.
|
Borçka turizm değeri olan doğal ve tarihi zenginliklere sahip olmasına karşın, ilçede turizm sektörü yeterince gelişmemiştir.
İlçe Karçal Dağlarının eteklerini kaplayan geniş yaylalar (Karçal Yaylaları, Küçük Yayla), irili ufaklı tepeler (Vergetil Sırtı), soğuk suları (soğuk su, beyaz su), dere ve gölleri (Karagöl,Yıldız Gölü) ile doyumsuz manzaralar arz eder.
Aralık Köyü sınırları içerisinde bulunan Karagöl, “orman denizi” içerisinde kapkar a deniz görünümlü, alabalığı, buz gibi soğuk suyu ve eşsiz manzarası ile önemli bir kamp yeridir. İlçe, balıkçılık (Alabalık) ve av turizmi (Ayı,Domuz , Çakal, Tilki, Kurt, Dağ Keçisi, Vaşak vb. ) açısından zengin bir potansiyele sahiptir.
İlçenin doğusunda bulunan Karçal dağları dağ turizmine oldukça müsaittir. Dağcılar için bir cennet sayılabilecek Karçal dağları (3400 m), eşşiz güzellikteki manzaraları, buzulları, buzul devrinden kalma irili ufaklı gölleri, buzulların erimesinden doğan dereleri, tarihi kemer köprüleri ve yaylaları ile zengin bir turizm potansiyeline sahiptir. |
|
|